Yazan: ekaraot Kasım 24, 2006


Hayvanlar Anne Karnında / Animals in Womb
İnanılmaz güzel. Böyle başlayayım. Hayvanların nasıl geliştikleri daha önce hiç böyle izlenmemişti. İlk kez bu düzeyde çalışıldı.
http://channel.nationalgeographic.com/channel/inthewombanimals/
adresine girince göreceksiniz ki fil, yunus, köpek yavruları anne karnındayken ultrasonik görüntüleme, bilgisayar desteği ve özel mikroskobik kameralarla görüntülenmiş. Yurtdışında National Geographic Tv kanalında başlayacak bir dizi olacak. İşte fotoğraflar.
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: BİYOLOJİ | Yorum Yok »
Yazan: ekaraot Kasım 20, 2006

Litvanya’da bulunan bir balık iskeleti fosili ilk kara hayvanlarının büyük olasılıkla kulaklarından nefes aldığını gösterdi.
Kulağın en kritik bölümleri orta kulak ve iç kulaktır. Orta kulak, kulak zarı ile iç kulak arasındaki bölgedir; kulak zarını iç kulağa bağlayan kemikçikler bu kısımda bulunur. Orta kulak zayıf ses titreşimlerini güçlendiren bir amfi olarak çalışır. İç kulak ise titreşimleri algılayan hücreleri barındırır. Bu hücreler titreşimleri elektrik işaretlerine dönüştürerek sinirler aracılığı ile beyne gönderir.
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: BİYOLOJİ | Yorum Yok »
Yazan: ekaraot Kasım 20, 2006

Penn Üniversitesi bilim adamları 20.000 ila 50.000 yıl kadar önce beyaz derinin ortaya çıkmasına neden olan bir genetik mutasyon keşfettiklerini açıkladılar.
Washington post gazetesinde yer alan habere göre:
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: BİYOLOJİ | Yorum Yok »
Yazan: fkaraot Kasım 12, 2006
Bir grup bilimadamı deney yapmışlar, sonuçta molekül düzeyinde evrim teorisi destekleniyormuş. Ben yazılanların bir kelimesini dahi anlayamadım, bilen bilir pek de ilgilenmiyorum. Yalnız haberin bir yerinde “Çalışmamız, Darwin’in evrim teorisine karşı çıkan tezde (akıllı tasarım) köklü bir hata bulunduğunu da ispatlamış oldu” deniyormuş. Bu akıllı tasarım işini de anlamıyorum ama herhalde bu haberdeki konu sebebiyle sayın Mustafa Akyol’un sitesinde birkaç cilt yorum yazılacaktır.
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: BİLİM, BİYOLOJİ, KOMİK | Yorum Yok »
Yazan: fkaraot Kasım 8, 2006
Britanyalı araştırmacılar, parkinson ve alzheimer gibi hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere, yarı inek yarı insandan oluşan melez embriyon üretmek için izin istiyor. Araştırmacılar insan yumurtasına gerek olmadan kök hücre yaratmayı amaçlıyor.

Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: BİLİM, BİYOLOJİ | Yorum Yok »
Yazan: aozgur Kasım 5, 2006

WASHINGTON (AA)- Meme ve kolon kanserlerinin ilk genetik haritasını
çıkaran bilim adamları, tümörlerin oluşumu, gelişimi ve yayılmasına
yol açan mutasyona uğramış 200′e yakın gen saptadılar.
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: BİLİM, BİYOLOJİ | 2 Yorum »
Yazan: ekaraot Kasım 5, 2006

KUŞLARIN GÖÇ YOLLARI
Su kuşları göç ederken özel rotalar kullanırlar. Ki bunlar uçuş yolları adı verilen gökyüzündeki ana yollardır. Alttaki resimde de görüldüğü gibi, sadece Kuzey Amerika’da kuşların kullandıkları başlıca 4 tane uçuş yolu vardır. Her su kuşunun kendine ait bir rotası vardır. Farklı su kuşu grupları farklı rotaları kullanarak göç ederler. Bu kuşlar her sene ilkbaharda kuzeye, sonbaharda ise güneye uçmak için aynı yolları izlemektedirler. Burada şaşırtıcı olan bu yolların hiçbir zaman değişmemesidir. Öyle ki uçuş yollarının bir kısmı hayret verecek şekilde çok uzun zamandır -1 milyondan fazla yıldır- su kuşları tarafından kullanılmaktadır.
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: BİYOLOJİ | 354 Yorum »
Yazan: ekaraot Kasım 5, 2006
Yazı kategorisi: BİYOLOJİ | 1 Yorum »
Yazan: aozgur Kasım 2, 2006

Bilim adamları, insandaki en büyük kromozom olan ve “hayatın kitabı” olarak adlandırılan “kromozom 1”in şifresini çözdü.
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: BİYOLOJİ | 2 Yorum »
Yazan: fkaraot Kasım 1, 2006
ABD’deki devlet okullarında Darwin’in evrim teorisine alternatif olarak okutulması tartışılan Akıllı Tasarım, son 15 yıldır giderek güçlenen ve büyüyen bir teori. Gücünü de, Darwinizm’in varsayımının aksine, yaşamın hiç de rastlantı olmadığı gösteren bilimsel kanıtlardan alıyor.
Aslında bu konudaki tartışmanın başlangıcı 150 yıl öncesine uzanıyor. Darwin’in 1859′da yayınlanan Türlerin Kökeni adlı kitabından bu yana, biyolojideki temel kuram, canlıların doğal seleksiyonun ürünü olduklarını öngören evrim kuramı oldu. 20. yüzyılda Darwinizm’e genetik ışığında getirilen yeni yorum, doğal seleksiyona bir de mutasyon mekanizmasını ekledi. Ancak bu iki mekanizmanın, yani doğal seleksiyon ve mutasyonun, canlılığın tek kaynağı olduğu yönündeki geleneksel anlayış, son yıllarda önemli eleştiriler alıyor. Pek çok bilim adamı, canlılığın sadece bu gibi amaçsız ve bilinçsiz faktörlerin ürünü olamayacağını, hayatın kökeninde “tasarlayıcı bir aklın” olduğunu savunuyorlar.
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: BİLİM, BİYOLOJİ, GÜNCEL YAZILAR | 4 Yorum »